La Moudi Lüks Sağlık Kompleksi

La Moudi, Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde yer alan 330 m²’lik lüks bir sağlık kompleksi. Proje, mevcut C biçimindeki yapıyı özenle ele alınmış bir cephe müdahalesiyle yeniden yorumlayarak, yapının geleneksel mimari karakterini sağlık, güzellik ve iyi yaşam odaklı özgün bir merkeze dönüştürüyor. Mevcut strüktürü koruyarak ve yıkım müdahalelerini minimumda tutarak geliştirilen tasarım; malzeme, ritim, ışık ve peyzaj aracılığıyla yapıya yeni bir mimari kimlik kazandırıyor.

Program: Lüks Sağlık Komplesi, 3300 m²

Yıl: 2026

Konum: Cidde, Suudi Arabistan

Projenin merkezinde mevcut avlu yer alıyor. Tasarım, avluyu yalnızca yapının çevrelediği bir boşluk olarak ele almak yerine, farklı işlevlerin etrafında organize olduğu ortak bir sosyal alan olarak kurgulayarak deneyimin odağına yerleştiriyor. Avluyu çevreleyen klinikler ve ticari alanlar bu merkezi alana açılarak iç ve dış mekân arasında daha güçlü ve canlı bir ilişki kurarken, kompleks genelinde belirgin bir karşılama ve yönlenme hissi oluşturuyor.

Mimari yaklaşım, yapıyı görsel olarak birbirinden ayrışan ancak birbiriyle bağlantılı iki ana unsur üzerinden ele alıyor: dış kabuk ve iç çekirdek. Dış kabuk, yapının çevreye bakan dış cephelerini tanımlarken; iç çekirdek, merkezi avluyu çevreleyen daha açık tonlardaki cephelerden oluşuyor. Bu ayrım, yapının dışarıya karşı daha güçlü ve korunaklı bir karakter sergilemesini, merkeze doğru ise daha yumuşak ve davetkâr bir atmosfere dönüşmesini sağlıyor.

Koyu bronz tonlarındaki perfore metal kabuk, mevcut strüktürde kapsamlı değişikliklere ihtiyaç duymadan dış cepheyi sararak yapıya derinlik ve ritim kazandırıyor. Düşey olarak kurgulanan paneller, dokulu yüzeyleri aracılığıyla görüşleri ve gün ışığını filtrelerken cephe boyunca yeni bir oran ve düzen oluşturuyor. Gündüz saatlerinde bronz kaplama yapıya güçlü ve heykelsi bir ifade kazandırırken, gün batımından sonra entegre aydınlatmalar perfore yüzeyleri daha sıcak ve geçirgen bir katmana dönüştürüyor. Böylece cephenin katmanlı yapısı gece de algılanabilir hale gelirken, yapı kendine özgü bir gece kimliği kazanıyor.

Daha koyu tonlardaki dış kabuğun aksine, avluda belirgin şekilde daha açık ve ferah bir malzeme paleti tercih ediliyor. Traverten kaplama, gün ışığını yansıtarak iç cephelere doğal ve zarif bir karakter kazandırırken, avludaki farklı kullanımlar için sakin bir arka plan oluşturuyor. Dış kabukla görsel süreklilik sağlamak amacıyla bronz detaylar merkezi alanda da devam ediyor. Açıklıkların çevresinde, düşey cephe elemanlarında, korkuluklarda ve panellerde kullanılan bu koyu tonlar, açık renkli taş yüzeylerle kontrast oluşturarak cepheye derinlik kazandırıyor ve iki farklı mimari dili birbirine bağlıyor.

Düşey oranlar ve çerçevelenmiş açıklıklar, avlu cepheleri boyunca tutarlı bir ritim oluştururken, entegre aydınlatmalar akşam saatlerinde bu elemanların derinliğini daha da belirgin hale getiriyor. Zemin ve teras seviyelerinde kullanılan yoğun bitkilendirme, mimari geometrinin güçlü çizgilerini yumuşatarak merkezi alana daha samimi ve insan ölçeğinde bir karakter kazandırıyor. Taş, bronz, peyzaj ve sıcak ışığın bir araya gelişi; lüks bir sağlık merkezinin rafine kimliğini, davetkâr bir açık alanın konforuyla dengeliyor.

Avlu peyzajı, farklı işlevlerin güçlü fiziksel sınırlar olmadan bir arada var olabilmesini sağlayan zemin ve kot farklılıkları üzerinden kurgulanıyor. Araç ulaşımı ve otopark alanları arazinin daha alt kotlarında konumlanırken, açık renkli taşla kaplanan merkezi alan ağırlıklı olarak yaya sirkülasyonu ve sosyal kullanıma ayrılıyor. Zemin kaplaması içerisinde oluşturulan açıklıklar, bitkilendirme ve küçük su öğelerine yer açarak avlunun ölçeğini kırıyor; oturma, dinlenme ve bir araya gelme alanları oluşturuyor.

La Moudi, koyu renkli ve dokulu dış kabuk ile açık tonlarda, peyzajla bütünleşen iç çekirdek arasındaki kontrast sayesinde tek bir mimari kimlik içerisinde birbirini tamamlayan iki farklı deneyim sunuyor. Proje, mevcut yapıyı tamamen değiştirmek yerine özgün strüktürün üzerine yeni bir cephe, malzeme dili ve peyzaj katmanı ekleyerek dönüştürüyor; merkezinde canlı ve davetkâr bir avlunun yer aldığı çağdaş bir sağlık kompleksi yaratıyor.

La Moudi’nin mekânsal organizasyonu, farklı sağlık ve sosyal işlevleri ortak bir merkez etrafında bir araya getiren bütüncül bir yerleşim yaklaşımıyla ele alınıyor. Dental klinik ve iki farklı klinik birimi, yapının farklı kanatlarına dağıtılarak her fonksiyona kendi kimliğini ve operasyonel bağımsızlığını kazandırırken, zemin katta konumlanan kafe kompleksin sosyal odağını oluşturuyor. Tüm birimler, C biçimindeki yapının merkezinde yer alan ortak avluya yönlenerek birbirleriyle görsel ve fiziksel bir ilişki kuruyor. Böylece avlu yalnızca farklı fonksiyonları birbirine bağlayan bir sirkülasyon alanı değil; kullanıcıların karşılaştığı, vakit geçirdiği ve kompleksin farklı bölümlerini deneyimlediği canlı bir ortak mekâna dönüşüyor.